akvaryum sorunları

Yosun sorununuz var mı, akvaryum bitkileriniz iyi gelişmiyor mu? Su bulanık mı, balıklarınız hasta mı? Su değerleriniz düşündüğünüzden farklı mı?

Sorunları derinlemesine analiz eden uzman ekibimiz size akvaristik sorunlarıyla ilgili gerçekten işe yarayan çözümler sunuyor.

Suda bulanma ve renklenme

Suda çoğunlukla 2 çeşit bulanma görülür: Yeşilimsi bulanıklıklar ve beyazımsı bulanıklıklar. Bunlara ek olarak suyun kahverengimsi veya sarımsı görünmesine yol açan renk tonları vardır.

Bunlarla ilgili tavsiyelerimizi aşağıda bulabilirsiniz:

Beyazımsı su bulanıklıkları

Bunların nedeni çoğunlukla bakteriler/mikroorganizmalar olup 1-2 gün içerisinde kendiliğinden kaybolurlar. Eğer kaybolmazlarsa, bir UV-C su arıtıcı (JBL AquaCristal UV-C) kullanılması sorunun çözülmesine yardımcı olacaktır. UV-C su arıtıcının gücü (Watt sayısı) akvaryumun litre hacmine bağlıdır. Çalışma şekli: Su UV-C su arıtıcının içinde mikrop öldürücü UV-C ışınları boyunca oldukça yavaş bir biçimde akar. Bu, mikrop ve bakterilerin yanı sıra sakal yosunlarını da öldürür Beyazımsı bulanıklık 1-3 gün içerisinde tamamen kaybolacaktır!

Yeşilimsi su bulanıklıkları

Bunlar suyun yeşil görünmesine yol açan sakal yosunlarından kaynaklanır. Havuzlarda akvaryumlardan daha sık görülür. Akvaryumda yosun giderici bir maddenin (JBL Algol) kullanılması veya UV-C su arıtıcı takılması (JBL AquaCristal UV-C) sorunun giderilmesine yardımcı olur. UV-C su arıtıcının gücü (Watt sayısı) akvaryumun litre hacmine bağlıdır. Çalışma şekli: Su UV-C su arıtıcının içinde mikrop öldürücü UV-C ışınları boyunca oldukça yavaş bir biçimde akar. Bu, sakal yosunlarını öldürür.

Sarımtırak renklenme

Renklenme çoğunlukla ilaçlardan (örn. mavi renk) veya çeşitli bozunum süreçleri sırasında ortaya çıkan fenolik maddelerden (sarımtırak renk) kaynaklanır. Filtre sistemine aktif kömür (JBL CarboMec) konması en hızlı çözümdür. Aktif kömür renk maddelerini bağlar ve böylelikle renksiz, duru bir su elde edilmesini sağlar.

Kahverengimsi renklenme

Kahverengimsi renklenme çoğu kez örn. torftan veya ahşap cisimlerden çözünen hümik asitlere bağlı olarak ortaya çıkar. Aktif kömür kullanımı (JBL CarboMec) işe YARAMAZSA, ya bu kahverengimsi renk tonu ile yaşamaya razı olunur (zararlı bir etkisi yoktur!) ya da ahşap cisim çıkarılır ve başka bir ahşap cisim denenir. Sert tahtalar (Opuwa kökü, Mopani kökü) çoğunlukla daha yumuşak tahta cinsleri olan Mangrov veya Moor köklerine kıyasla çok daha az renklenmeye yol açar ya da hiç renk vermez.

Akvaryum bitkilerine ilişkin sorunlar

Akvaryum bitkilerine ilişkin sorunlarda sistematik bir şekilde hareket etmek yararlıdır. Bitkiler gelişmek için ışığa, karbondiokside (CO2), demir (Fe) v.b. gibi minerallere/eser elementlere, amonyum veya nitrat gibi bileşikler şeklinde azota ve ayrıca fosfata ihtiyaç duyar.

Yaşamsal önem taşıyan bu bileşenleri kronolojik olarak ele alırsak, bitkilerin gelişimine ilişkin sorunlar güvenli bir biçimde çözülecektir. Her akvaryum sahibi bitkilerin gelişmesi için Justus von Liebig'in daha 1828 yılında tanımlamış olduğu bir biyolojik yasanın geçerli olduğunu bilmek zorundadır: Bu yasaya göre bitkilerin gelişmesi oransal olarak en kıt olan kaynakla (besin maddeleri, su, ışık, vb) sınırlıdır. Bu kaynak minimum faktör olarak da adlandırılır. Bu faktör söz konusu olduğunda zaten ihtiyaç kadarı mevcut olan bir kaynağa ilave yapılması gelişmeyi etkilemez. Minimum yasası diğerlerinin yanı sıra gübreleme konusunda da önemli bir esas oluşturur (Örnek: Bitki CO2 eksikliğine maruz. Bu eksiklik nedeniyle bitkiye artık bol miktarda gübre ve ışık verilse dahi, bitki yeterince gelişemeyecektir).

Bu çevrim içi hesaplayıcı ile akvaryumunuzun ideal gübre ihtiyacını hesaplayabilirsiniz: ProScape gübre hesaplayıcı

Ayrıca lütfen akvaryumda otçul balıkların veya omurgasızların olup olmadığını kontrol etmeyi unutmayın. Akvaryum sahiplerinin rağbet ettiği boynuzlu vatozlar (Ancistrus) yalnızca yosun değil, bitki de yerler!

Işık

Işık enerjisi bitkilerde bulunan klorofil yardımıyla besin üretiminde kullanılır. Klorofil bu sırada gök kuşağından tanıdığımız görünür ışık spektrumunun tamamını kullanır. Bu işlem için morötesi ışınım ve kızılötesi ışık kullanılmaz. Bu bilgi ışığında, bitkilerin kesinlikle "ampul ışığından"da yararlanabilecekleri, ancak ışığın tipik ampul ışığı yerine spektrumda mevcut tüm renkleri vermesi durumunda daha fazla enerji üretebilecekleri anlaşılabilir. Oturma odalarında kullanılan ve akvaryumlarda kullanılan floresan tüplerden çok daha ucuz olan floresan tüpler de kullanılabilir ışık verir. Ama burada ışık spektrumunun görevi aydınlık bir mekan yaratmak olup, bitkilerin klorofil ihtiyacı için geliştirilmemiştir. JBL güneş ışığının ışık spektrumunun tamamını sunan ve uzmanlar tarafından akvaryumlar için en iyi aydınlatma olarak övgüye değer bulunan ve yine Kiel'deki IFM Geomar gibi araştırma kurumları tarafından güneş ışığı simülasyonu için seçilen tam spektrumlu floresan tüpler (JBL SOLAR tüpleri) satışa sunmuş bulunuyor.

Işığın kalitesinin yanı sıra miktarı da önemlidir. Açık yeşil ve kırmızımsı bitkiler koyu yeşil bitkilerden daha fazla ışığa ihtiyaç duyar. Bu temel kural akvaryumunuz için yapacağınız bitki seçimini biraz kolaylaşacaktır. Christel Kasselmann'ın DATZ-Atlas Aquarienpflanzen (Akvaryum Bitkileri DATZ Atlası) adlı kitabında hangi bitkilerin ne kadar ışığa ihtiyaç duyduğunu gösteren bir tabloyu bulabilirsiniz.

Gün ışığı aslında kusursuz ışığı sağlayacak olsa da akvaryumlar için pek tercih edilmez. Bunun nedeni akvaryumda bol miktarda besin maddesi bulunması ve yüksek güçteki gün ışığının yosun çoğalmasını destekleyecek olmasıdır. Gün ışığı takriben 100.000 lüks gücünde ışık sağlarken, T8 modeli bir floresan tüp yalnızca 700 lüks gücünde ışık sağlar. İyi bir reflektör ışık verimini iki katına çıkarır ve T5 modeli tüpler T8 modeli lambaların yaklaşık iki katı güçte ışık üretir!

Gene de akvaryumlardaki aydınlatmanın çoğunlukla yetersiz olduğunu göz önünde bulundurarak, mümkün olduğunca fazla tüpü olan bir kapak seçmeliyiz. 15 Watt'lık 2 tüpün sağladığı ışık miktarı matematiksel olarak 30 Watt iken, bu iki tüpten akvaryumun tabanına ulaşan ışık miktarının 30 Watt'lık tek bir tüpten ulaşan ışık miktarıyla aynı olmaması fiziksel açıdan bakıldığında ilginçtir.

Öneriler

  • Yalnızca JBL SOLAR Tropic veya Natur gibi tam spektrumlu tüpler kullanın.
  • Mümkünse tek tüp yerine 2 tüp kullanın. Tüp kombinasyonları: JBL SOLAR gibi "Bitki tüpleri" bitkilerin üzerine gelecek şekilde konumlandırılmalıdır (yani çoğunlukla arka kısımda). Daha aydınlık olan tüpler (örn. JBL SOLAR Natur) ön tarafa, balıkların üzerine gelecek şekilde konumlandırılmalıdır. JBL SOLAR Color gibi renkli tüpler balıkların renklerini daha güzel göstermekle birlikte, besin maddesi konsantrasyonlarının (fosfatlar ve nitratlar) yüksek miktarda bulunması durumunda yosun gelişimini teşvik eder. T5 modeli tüplerin aydınlatma gücü T8 modeli tüplerinkinden yüksektir. Bu nedenle T5 modeli tüpler T8 modeli tüplere tercih edilmelidir. Bu tüpler birbirinin yerine kullanılamaz! T5 ve T8 modeli tüplerin elektroniği birbirinden tamamen farklıdır ve her birinin kendi ayar rezistansı ve duyu vardır!!!

Karbondioksit (CO2)

CO2 bitkilerin ana besin maddesidir ve çoğu zaman akvaryumdaki bitki gelişimini sınırlayıcı bir unsurdur. CO2 akvaryumda aynı zamanda doğal yollardan da, örn. solunum süreçleri ile (oksijen alıp CO2 verilerek) oluşur. Ancak CO2 miktarı güçlü bir bitki gelişimi için yeterli olmaz ve bir CO2 gübreleme cihazı yardımı ile (örn. JBL ProFlora bio80, JBL ProFlora u401 veya JBL ProFlora m601) takviye edilmelidir. Başta kırmızımsı bitkiler olmak üzere, bir çok bitki türü gelişmek için suda yüksek bir CO2 konsantrasyonuna gereksinim duyar. CO2 gübrelemesi olmadan bunların bakımı başarılı olmaz.

Öneri:

Çok fazla CO2 kaybı olmaması için akvaryum suyunun yüzeyindeki hareketliliği azaltın. Pisolitler mutlak CO2 katilleridir. Küçük akvaryumlarda da uygun fiyatlı JBL ProFlora bio 80 gibi bir CO2 cihazı kullanın ve bitkilerinizin gelişimindeki farkı görün! Büyük akvaryumlarda yeniden doldurulabilir basınçlı CO2 tüplerinin kullanıldığı JBL ProFlora m601 gibi CO2 cihazlarının kullanılması daha kârlı olur. Yakın çevresinde dolum istasyonu bulunmayanlar JBL ProFlora u401 gibi tek kullanımlık bir sistemi de seçebilirler.

Mineral ve eser element gübrelemesi

Bitki gübrelemesi denince çoğu kimsenin aklına pencere içlerinde yetiştirilen saksı bitkilerinden tanıdığı sıvı gübre uygulaması gelir.

Ancak akvaryum bitkilerinin gübrelenmesi 3 ana noktada farklılık gösterir:

  • Azot (N) suda örn. balıkların dışkıları ile oluşur ve gübre ile birlikte verilmemelidir. İlave azot gübrelemesi yalnızca salt bitki veya omurgasız akvaryumları için anlamlıdır.
  • Karada yetişen bitkiler CO2'yi sınırsız miktarda bulunduğu havadan alır. Su bitkilerimiz için bir CO2 gübreleme cihazı kullanmamız zorunludur.
  • Karada yetişen bitkilerin gübre ile birlikte fosfor da almaları gerekir. Su bitkileri için suda aşırı miktarda fosfat mevcuttur ve bu nedenle yalnızca salt bitki ve omurgasız akvaryumlarına eklenmelidir (JBL NanoFerropol24 Yosun).
  • Su bitkileri besin maddelerini yaprakları ve türlerine bağlı olarak da kökleri vasıtasıyla alırlar. Bu nedenle akvaryum bitkileri için bir zemin gübresi (JBL AquaBasis plus, JBL 7 bilyeler, JBL Florapol) çok yararlıdır. JBL ProTemp b gibi bir yerden ısıtma sistemi zeminde yarattığı ısı sirkülasyonu vasıtasıyla besin maddelerinin bitki köklerine eşit miktarda "taşınmasına" yardımcı olur.

Ancak zemin gübresindeki besin maddeleri de bir kaç hafta içinde tüketilir ve yeniden şarj edilebilen piller gibi tekrar doldurulmaları gerekir. Kusursuz bitki gelişimi için önemli eser elementlerin çoğunu içeren sıvı temel gübre JBL Ferropol bu amaçla üretilmiştir. Önemli eser elementlerin bazıları ne yazık ki oksijenle tepkimeye girmeye çok yatkın olduğundan (örn. demirin paslanması gibi) "stok amaçlı" olarak iki haftada bir gübrelenemez. JBL bu nedenle hassas eser elementleri günlük olarak sağlayan bir günlük gübre (JBL Ferropol 24) geliştirmiştir.

Şimdi yapmanız gerekenler şunlardır:

Yeni kurulumda esaslı bir bitki gelişimi için JBL AquaBasis plus gibi bir uzun dönem besiyeri ve JBL Monado gibi bitki dostu bir zemin toprağı işe yarar. İki haftalık dönemler halinde JBL Ferropol temel gübre verilmeli ve bu her gün JBL Ferropol 24 günlük gübre ile takviye edilmelidir. Ayrıca demir test seti JBL Eisen Test-Set Fe ile sudaki gübre miktarı hatasız bir şekilde kontrol edilebilir.

Özet:

Bitki gelişimi kesinlikle bir büyücülük becerisi değildir! Akvaryumunda yukarıda sözü edilen konuları kontrol edip düzeltmenin ödülü esaslı bir bitki gelişimidir.

Özel sorunların çözümü

Kahverengimsi renklenme çoğu kez örn. torftan veya ahşap cisimlerden çözünen hümik asitlere bağlı olarak ortaya çıkar. Aktif kömür kullanımı (JBL CarboMec) işe YARAMAZSA, ya bu kahverengimsi renk tonu ile yaşamaya razı olunur (zararlı bir etkisi yoktur!) ya da ahşap cisim çıkarılır ve başka bir ahşap cisim denenir.

  • Demir eksikliği (kloroz)


    Demir eksikliği yaprakların açık yeşil, sarımsı, cam gibi veya solgun görünmesine yol açar. Demir miktarı için nominal değer (Fe Test Set) 0,05 - 0,2 mg/l'dir. Demir miktarını yükseltmek için en uygun ürün JBL Ferropol'dür. Hali hazırda bir gübre kullanıyorsanız, ancak demir testi buna rağmen olması gereken değerleri göstermiyorsa, bu aşağıdaki nedenlerden kaynaklanıyor olabilir: Gübreniz demir içeriyordur ancak bu demir oksijen tarafından suda okside edilecek türden olup (Fe2+) bitkileriniz tarafından kullanılamaz hale gelmektedir ya da gübreniz demir içermiyordur.

  • Mangan eksikliği


    Uygun olmayan bir gübrenin yol açtığı yetersiz mangan beslemesi yaprakların sarımsı bir renk almasına yol açar, ancak bu yapraklarda klorozun aksine yaprağın yalnızca damarları yeşil kalır ve kabarıklaşır (yılbaşı ağacı hastalığı). Demirin yanı sıra mangan gibi bir çok başka eser element içeren JBL Ferropol sorunun çözümünde yardımcı olur.

  • Işık eksikliği


    Işık eksikliği bitkilerin hastalıklı bir biçimde gelişmesine yol açar. Sararıp solarlar (uzun saplar üzerinde geniş aralıklı yapraklar), alt yapraklarını kaybeder ve küserler. Doğal gelişme ancak doğru ve yeterli ışıkla (tam spektrumlu JBL SOLAR tüpleri) sağlanır.

  • CO2 eksikliği


    CO2 eksikliği durumunda bitkiler (yosunlar da dahil) bağlı CO2'yi karbonat sertliğinden alır. Bu işlem sırasında karbonat sertliği zarar görür ve azalır. Bu işleme biyojenik dekalsifikasyon denir ve KS'nin azalmasından ve bitki yapraklarındaki beyazımsı çökeltilerden (çoğunlukla kenarlarda) anlaşılır.

  • Kriptokorin çürümesi


    Çoğunlukla bakım koşullarındaki değişikliklerden ve yer değişiminden kaynaklanır. Tek çözümü bakım koşullarının sabit tutulması ve nitrat değerinin 50 mg/l'nin altına düşürülmesidir.

  • Nitrat miktarı (NO3 miktarı)


    Düşük konsantrasyonlardaki nitratın besin maddesi işlevi görmesine karşın, nitrat miktarı 50 mg/l'nin üzerine çıktığında bir çok bitkinin gelişimini kısıtlar. Bu aynı zamanda kriptokorin çürümesine de yol açar. Çözüm: Kısmi su değişikliği ve JBL BioNitrat EX. Cabomba, Hygrophila (Ayı pençesigiller) ve Limnophila (Sinirliotugiller) gibi türler iyi nitrat tüketicisidir.

  • Eser element eksikliği


    Dikkat! Aktif kömür yalnızca ilaç kalıntılarını ve sudaki renklenmeyi değil, aynı zamanda mineralleri, eser elementleri ve vitaminleri de yok eder. Aktif kömür bu nedenle yalnızca özel durumlarda filtreye konmalıdır!

  • Yapraklarda delikler, ızgara görünümünde yapraklar


    Çoğunlukla hayvanlar yediği için oluşur. Balıkların ve omurgasızların otçul olup olmadıklarını kontrol edin.

  • Aşırı ve değişken su değerleri


    Aşırı sıcaklıklar (< 18°C veya > 29°C), aşırı pH-değerleri (< 6,5 veya > 8,0) ve sertlik dereceleri (KS < 4° dKS veya > 10 ° dKS) bitki gelişimini engeller. Su değerlerine çözüm bulmak ve düzeltmek için, bkz. JBL çevrim içi laboratuvarı.

  • Yosun ilacı kullanımı


    Özellikle "sert" yosun ilaçları bitki gelişimini önemli ölçüde engeller ve yosunlarla yakın akraba olmaları nedeni ile bitkilerin de ölümüne yol açabilir.

    Çözüm: Yosun sorunu baş gösterdiğinde JBL Algol kullanmaya başlayın.

  • Bitkiler bir süre sonra vıcık vıcık bir hal alıyor ve parçalanıyor.


    Sevilen akvaryum bitkilerinden bazıları aslında su altı bitkileri değil, çok uzun olmamak koşuluyla su altında bir süre yaşayabilen bataklık bitkileridir! Bir çok su bitkisi (örn. Amazon Echinodorus bitkileri) su üzerinde yetiştirilir ve suyun altına alındığında önce su üstü yapraklarını kaybederler. Burada biraz sabırlı olmak ve gerçek su altı bitkilerini satın almak faydalı olacaktır.

  • Çürüme ve alt bölgede yaprak olmaması


    Yer ihtiyacını ve dikilme şeklini kontrol edin! Vallisneria veya Cabomba gibi saplı bitkiler çoğu zaman yanlış dikilir. Bunlar ayrı ayrı ve biraz aralıklı olarak dikilmeden önce kurşunları çıkartılmalıdır. Saksı bitkileri de saksılarından çıkarılmış olmalıdır.

Akvaryum su testleri

Akvaryumunuzun suyunu test ettiniz ve sonuçlar optimum değerleri vermiyor mu? Akvaryum su testleri işlevini yerine getiren akvaryumlar için anahtar görevi görür! Su testi sonuçlarınızın ücretsiz ve anında analizi burada: Su analizi çevrim içi laboratuvar

Yoksa akvaryum su değerlerinizin her biri ile ilgili ayrıntılı bilgi mi arzu ediyorsunuz? O zaman buradan devam edin.

Su sertliği

Su sertliği toplam sertlik (TS) ve karbonat sertliği (KS) olarak ikiye ayrılır. Bu iki değerin tam bilimsel tanımı amatörlerin pek işine yaramaz: TS sudaki tüm toprak alkali metallerin (örn. kalsiyum ve magnezyum iyonları) toplamıdır. Buna karşılık KS denildiğinde tüm karbonatların ve hidrojen karbonatların toplamı anlaşılır.

Yeterince açık mı? Daha basit bir anlatımla toplam sertlik sudaki belli mineral miktarını belirten bir ölçüdür, karbonat sertliği ise suyun ne kadar pH stabil olduğunu gösterir. KS pH değerini ( suyun asiditesini) stabilize ettiği için bir çok akvaryum ve havuz sahibi için bu parametre daha büyük önem taşır. KS düşükse (4 ° dKH'nın altında), pH değeri güçlü dalgalanmalar gösterir ve alçalıp (pH ve asidite düşüşü) yükselebilir. Her ikisi de organizmalar için öldürücü olabilir. Bu nedenle KS'nin kontrolü (JBL KS test seti) ve stabilize edilmesi (JBL AquaDur) kaçınılmazdır. Normalde TS KS'den yüksektir.

Malavi ve Tanganika gölleri de dahil olmak üzere bazı tropik sularda bu oranlar tersinedir: KS TS'nin üzerindedir. Bu nasıl oluyor? Bunun sorumlusu yüksek oranda sodyum bikarbonat oluşturan soda kaynaklarıdır. Sodyum bikarbonat KS'yi yükseltir ancak TS hesaplamasında dikkate alınmaz. JBL bu koşulları akvaryum ortamına taşımak için AquaDur Malawi-Tanganjika'yı üretmiştir. Bu özel tuz aracılığıyla suyun doğal bileşimi kopyalanmış olur.

Su sertliğinin yükseltilmesi: Neden yükseltilmeli? Bazı hayvanlar çok yumuşak suda (sertliğin az olduğu) kendini iyi hissetmez. Eğer elinizde mevcut tek su sertlik derecesi düşük musluk suyu ise, bunun sertliğini yükseltmek türe uygun bir önlem olacaktır. Mevcut suyunuzun karbonat sertliği 4'ün altında ise, pH dalgalanmaları riskine açık, çok yumuşak bir suyunuz var demektir. Burada KS'nin acilen yükseltilmesi tavsiye edilir.

Toplam sertliğin (TS) yükseltilmesi: Sofra tuzu işe yaramaz! Sofra tuzu sadece sodyum (Na) ve klorür (Cl) içerir. Bu maddelerin ikisi de TS kapsamında değildir. Normalde tek başına TS'nin yükseltilmesi (eş zamanlı olarak KS'yi yükseltmeden) pek anlam taşımaz. TS'yi ve KS'yi eşit ölçüde arttırmak için özel bir tuz olan JBL AquaDur kullanılması uygun olur.

Karbonat sertliğinin yükseltilmesi (KS) Sofra tuzu burada da işe yaramaz. Sodyum bikarbonat ilavesi ise KS'yi yükseltir, ancak TS'yi yükseltmez. JBL AquaDur TS ve KS'yi aynı anda ve eşit ölçüde yükseltir. Buna karşılık JBL AquaDur Malawi-Tanganjika KS'yi TS'den daha fazla yükseltir. Karbonat sertliği akvaryumdaki biyolojik süreçlere bağlı olarak tamamen tüketilebilir! Bunun nedeni su bitkilerinin (yosunlar da dahil!), suda yeterli serbest CO2 bulunmuyorsa, yaşamsal ihtiyaçları olan CO2'yi KS'den çözerek almasıdır. Sonuç KS'de çok ciddi bir düşüştür. Bu işlem biyojenik dekalsifikasyon olarak adlandırılır. Kireç içeren materyallerin (mercan kumu, midye kabukları, mermer, mercan iskeletleri, vs.) sertliği yükseltmesi için suyun pH değeri 7'nin altında olmalıdır. Ancak o zaman bu materyalleri suda çözündürmek için yeterli asit mevcut olur. Alkalik pH değerleri (7,0'ın üzerinde) söz konusu olduğunda hiç bir şey olmaz.

Suyun sertliğinin azaltılması: Neden azaltılmalıdır? Çoğu akvaryum sakini Amazonlar veya Rio Negro gibi suyun yumuşak olduğu bölgelerden gelir. Türe uygun bir bakım için sertliğin azaltılması önerilir. Ancak: İki günde bir su değerleri ile oynamak yerine düzenli olarak kısmi su değişimine gidilmesi çoğu zaman daha mantıklıdır. Zaten birçok su bitkisi de sert sudan çok yumuşak suda yetişir. Yağmur suyu mineral içeriğini seyrelttiğinden, bahçe havuzlarının suyu daha yumuşaktır. Sertliğin azaltılması: Musluk suyunun sert olduğu bölgelerde omurgasızların, balıkların ve bitkilerin türe uygun bakımı için su sertliğinin azaltılması çok yararlı olur. Bu yumuşatma işlemi bir ters ozmoz cihazı ile (JBL Osmose 120) kolayca yerine getirilebilir. Cihaz musluğa takılır ve sonrasında sertliği oluşturan maddelerin (ve aynı zamanda zararlı maddelerin) %95'ini musluk suyundan filtreler. pH düşürücü maddelerin ilavesi (örn. JBL pH-Minus) KS'yi azaltır, ancak dikkatli kullanılmalıdır. pH düşürücü madde ilavesi son derece dikkatli bir şekilde, KS ve pH testleri ile sürekli gözetim altında tutularak küçük adımlarla yapılmalıdır. KS değeri 4'ün altında ise bu yöntem kullanılmamalıdır! Doğal olarak, su değişikliğinin yararlı olabilmesi için musluk suyunun sertliğinin akvaryum suyunun sertliğinden düşük olması gerekir.

Azot bileşikleri (amonyum, nitrit, nitrat)

Akvaryumda, belli miktarlara ulaştığında sorunlara ve hatta hayvanların ölümüne yol açabilecek azot bileşikleri oluşur. Bu nedenle, amonyum (NH4) / amonyak (NH3), nitrit (NO2) ve nitrat (NO3) düzeyleri düzenli olarak ölçülmelidir. Bunun için kullanımı kolay ve son derece hassas su testleri (JBL test setleri) veya komple test çantaları (JBL TestLab) mevcuttur. Çoğu zaman adı geçen maddelerin anılan sırayla bir sonrakine ayrıştığı bir azot dolaşımından söz edilir. Bu ayrışma süreçleri esas olarak filtre sisteminde (ve zemin toprağında) gerçekleşir. Burada proteinler bakteriler tarafından amonyuma (pH değerlerinin 6,0'ın üzerinde olduğu durumlarda ise aynı zamanda zehirli amonyağa) ayrıştırılır. Bu da daha sonra yine aynı şekilde bakteriyel olarak zehirli nitrite ve ardından, zehirli olmamakla birlikte yosun gelişimini destekleyen nitrata dönüşür.

Yeni akvaryumlarda bu ayrışma süreçleri için henüz yeterli bakteri bulunmaz. Bu nedenle bakteri başlatıcı (JBL Denitrol, JBL Filterstart, JBL Filterboost) kullanılarak sürece yardımcı olunmalıdır. Mevcut bakteriler yalnızca besin aldıklarında yeterli sayıda çoğaldıklarından, hayvanlar suya bırakılmadan önce bir bekleme süresi uygulanması ancak kısmen işe yarayacaktır

Amonyum (NH4) / Amonyak (NH3): Azot ayrışma zincirinin ilk halkası olarak kabul edilir. Amonyum doğrudan balıkların solungaçlarından atılır ya da bakteriyel olarak proteinlerden dönüştürülür. Amonyum (NH4) zehirli olmamakla birlikte yüksek konsantrasyonlarda amonyumun balıkların solungaçlarından "dışarıya solunmasını" engeller. pH değerlerinin 6,0'ın üzerinde olduğu durumda zehirli olmayan amonyumun bir bölümü zehirli amonyağa dönüşür (Bkz. Tablo xx) Oluşan amonyum normalde bakteriler tarafından hızla nitrit üzerinden nitrata dönüştürülür. Suda amonyum tespit edilmesi bakteriyel ayrışma sürecinin bozulmuş olduğuna işaret eder. Ya bu işlem için gereken bakterilerin sayısı yeterli değildir (yeni akvaryum), ya da bakteriler olumsuz etkenlere (ilaçlar, tuz ilavesi, UV-C su arıtma cihazı) maruz kalmıştır.

Amonyum / amonyak içeriğinin düşürülmesi: Amonyak zehirlenmelerinde (balıklar kendilerini oradan oraya atar, soluk almak için su yüzeyine çıkar) pH değerinin acilen düşürülmesi olası bir ilk yardım önlemidir, çünkü bu zehirli amonyağın hızla tekrar zehirli olmayan amonyuma dönüşmesini sağlar. Ancak sorunun üstesinden gelmek için bundan sonra atılması gereken başka adımlar vardır. Bunlar arasında suyun değiştirilmesi ve bakteri başlatıcı ilavesi (JBL Denitrol, JBL Filterstart, JBL FilterBoost) sayılabilir. Ayrıca JBL'nin ürün programında sudaki amonyumu doğrudan emerek gideren bir filtre materyali (JBL AmmoEX) bulunmaktadır. Amonyum / amonyak içeriğinin yükseltilmesi Hiç bir zaman gerekmez ve bir anlamı yoktur.

Nitrit (NO2): Nitrit de amonyak gibi çok zehirlidir. Oksijenin kanda taşınmasını engeller (insanlarda da) ve oksijen yetersizliğinden içten boğulmaya yol açar. Nitrit normal koşullarda bakteriler tarafından oluşumundan hemen sonra zehirli olmayan nitrata dönüştürüldüğünden, JBL'nin nitrit testi uygulandığında akvaryumda hiç bir şekilde tespit edilmemesi gerekir. Nitrit varlığı bakteriyel aktivitenin zarar gördüğüne veya bakterilerin oluşan zararlı madde miktarıyla başa çıkamadığına işaret eder.

Bundan çıkarılacak sonuç akvaryum bakımının gözden geçirilmesi gerektiğidir: Çok fazla yem mi veriliyor? Su çok az mı değiştiriliyor? Antibakteriyel sağlık ürünleri mi ilave edildi? Tuz mu ilave edildi (tuz bakterileri öldürür)? Özel durum: Yeni kurulan akvaryumlarda bakteriler henüz tam olarak gelişmediğinden nitrit artışı görülür. İyi bir bakteri başlatıcı (JBL Denitrol, JBL Filterstart) uygulanması ve ardından balıkların sırayla akvaryuma konması sorunu çözecektir. Asla yeni balıkların tümü birden akvaryuma konmamalı, bu işlem zamana yayılarak partiler halinde yapılmalıdır. Böylece, bakteriler zararlı madde miktarındaki artışa ayak uydurur. JBL BioNitrat EX kullanıldığında nitrat nitrit ara kademesi üzerinden ayrışır. Bir defada çok fazla JBL BioNitrat EX kullanılması kısa süreli bir nitrit artışına yol açabilir.

Nitrit miktarının düşürülmesi: Derhal kısmi su değişikliği (%50) yapın, daha az yem verin, düzenli kısmi su değişimi (14 günde bir %30) uygulayın, zemin toprağını emme ağızlığı ile (JBL AquaEX, JBL Aqua In-Out) düzenli olarak emin, bakteri (JBL Denitrol, JBL FilterStart) ilave edin. Nitrit miktarının yükseltilmesi: Hiç bir zaman gerekmez ve tehlikelidir.

Nitrat (NO3): Nitrat, azotun aerob (oksijen bakımından zengin) koşullar altında ayrışması sırasında nitrobakter bakterilerinin nitriti dönüştürmesi yoluyla oluşur ve anaerob (oksijensiz) koşullar altında ayrışarak azot gazına (N2), karbondiokside (CO2) ve suya (H2O) dönüşür. Nitrat nitritin aksine zehirli olmamakla birlikte balık gelişimini (özellikle yavru balıklarda) engeller. Gelişme aşamasındaki bir çok bitki türünün gelişmesi de yüksek nitrat değerlerine bağlı olarak kısıtlanır. Nitratla ilgili başlıca sorun, onun yosun gelişimini teşvik edici özelliğidir. Bu nedenle nitrat değerleri asla önerilen değerleri (50 mg/l) aşmamalıdır.

Nitrat değerinin düşürülmesi: Musluk suyu kendinden çok fazla nitrat içermiyorsa, düzenli su değişimi nitrat değerlerinin yükselmesini önler. Bu nedenle musluk suyu değerlerini mutlaka kontrol etmelisiniz. Bir JBL ters ozmoz cihazı ile (JBL Ozmoz 120) musluk suyundaki nitratın %50'ye varan bir kısmı giderilebilir. JBL Nitrat EX kullanılarak hem musluk suyu hem de akvaryum suyu nitrattan arındırılabilir. JBL Nitrat EX'in içerdiği yapay reçine akan sudaki nitratı bağlar. Dönüştürme kapasitesi tükendiğinde sofra tuzu ile kolayca ve hızla yenilenir. JBL BioNitratEX filtrelerde uzun süreli kullanılmak üzere üretilmiştir. Bu özel filtre materyali nitratı ayrıştıran bakterilerin koloni oluşturduğu bir substrat içerir. Su akışını sınırlayarak kesenin içindeki oksijen miktarını azaltan özel ağ keselerle çevrelenmiştir. Bu durumda, karbon içeren substratın üzerinde yaşayan bakteriler nitratın içerdiği oksijene ulaşmak için onu parçalamak zorundadır. Sudaki nitrat böylece herhangi bir yan etki olmaksızın biyolojik yöntemle uzun süreli olarak (yaklaşık altı ay) giderilmiş olur.

Sadece nitratı değil aynı zamanda nitrit ve fosfatı da gidermek isteyenler JBL ClearMec plus'u seçerek doğru seçimi yapmış olurlar. Nitrat değerinin yükseltilmesi: Akvaryumların çoğunda nitrat değerinin yükseltilmesi gereksizdir. Yalnızca özel bir durum söz konusu ise, azot ilavesi gerekebilir. Pek sık yemleme yapılmayan salt bitki akvaryumlarında ve karides akvaryumlarında bitkiler için azot eksikliği söz konusu olabilir. JBL bu gibi durumlar için azotun yanı sıra fosfor ve potasyum da içeren özel bir gübreyi ( JBL NanoFerropol24 Moos) satışa sunmuş bulunuyor.

Fosfat

Fosfat (PO4): Fosfatlar ve nitratlar (NO3) öncelikle bitki gübresi olmakla birlikte ne yazık ki aynı zamanda yosun gelişimini teşvik edici bir etkiye de sahiptir. Normal ilâ çok sayıda balığın barındığı akvaryumlarda bunların konsantrasyonu genellikle öylesine yüksektir ki, aşırı miktarlara ulaşır ve yosun gelişimini teşvik eder. Nitrat ve fosfat miktarları yalnızca balık olmayan veya çok az balık barındıran akvaryumlarda (örn. akvaryum peyzajı) düşüktür ve takviye gerektirir (JBL ProScape NPK gübresi) Tüm balık yemleri pratikte esasen balıkların kemik yapısı için gerekli olan fosfat içerir. Ancak bazı balık yemleri ucuz balık unundan üretildiği için çok fazla fosfat içerir. JBL balık unu kullanmaz, bunun yerine balık filetolarından yüksek değerli proteinleri işleyerek bunlara sağlıklı balık gelişimi için dengelenmiş mineral miktarını (kül içeriği) ilave eder. Akvaryumcular için önemli olan aşırı yemlemeden ve buna bağlı yüksek fosfat yükünden kaçınarak, yem miktarını doğru seçmektir.

Donmuş yemlere dikkat! Donmuş yemlerin çoğu gerçek fosfat bombalarıdır!!! Ölü bitki parçaları ve yosunlar gelişimleri sırasında bağlanan fosfatı öldükten sonra tekrar serbest bırakır ve bu yüzden ortadan kaldırılmalıdır. Su bitkisi gübreleri, filtre materyalleri ve torf ekstresi gibi su katkıları hiç bir şekilde fosfat içermemelidir. Lütfen kullandığınız ürünleri kontrol edin. JBL ürünlerinin fosfat içermediğini garanti eder. Musluk suyu fosfat içermiyorsa, düzenli olarak yapılacak bir su değişikliği kuşkusuz yüksek fosfat değerlerine karşı alınabilecek en iyi önlemdir

Lütfen kullanmadan önce musluk suyunuzu kontrol edin. Fosfatlar suda minerallerle çabuk tepkimeye girer ve çökerler (sedimantasyon). Bu yüzden kısmi su değişikliklerinde düzenli olarak bir emme ağızlığı (zemin temizleyici) kullanmak ve filtre çamurunda yüksek miktarda fosfat bulunduğundan filtreyi de temizlemek yararlı olur.

Fosfat değerinin düşürülmesi: Fosfat yukarıda sözü edilen önlemlerin dışında özel filtre materyali JBL PhosEX ultra kullanılarak hızlı ve güvenli bir şekilde giderilebilir. Fosfatın yanı sıra, nitrit ve nitratın da giderilmesi amaçlanıyorsa, özel filtre materyali JBL ClearMec Plus'u öneririz.

Fosfat değerinin yükseltilmesi: Çoğu akvaryumda ve havuzların tümünde fosfat değerinin yükseltilmesi anlamsızdır. Yalnızca özel bir durum söz konusu ise fosfor ilavesi gerekebilir. Pek sık yemleme yapılmayan salt bitki akvaryumlarında ve karides akvaryumlarında bitkiler için fosfat eksikliği söz konusu olabilir. JBL'nin ürün programında bu gibi durumlar için gübreler bulunmaktadır (JBL ProScape NPK Macroelements, JBL ProScape P Macroelements, JBL NanoFerropol 24 yosun).

Tuz içeriği

Tuz içeriği terimi hem tatlı su hem de deniz suyu akvaryumları için kullanılır. Deniz suyunun tuz içeriği bir aerometre veya refraktometre ile kolayca ölçülebilir Tuzun bileşimi suyun iletkenliğini etkilediğinden, iletkenlik değeri ölçüm cihazı ile yapılan ölçümler güvenilir sonuçlar vermez

Okyanusların tuz içeriği tamamen farklı olup (örn. Kızıl Deniz'inki Pasifik Okyanusu'nunkinden daha yüksektir) hayvanların bakımı için önemlidir. Tatlı suya tuz çoğunlukla bakterilere veya parazitlere karşı tedavi amaçlı olarak eklenir. Burada tuz içeriği doza göre ayarlanır. Yararlı filtre bakterileri ve su bitkileri tuz ilavesini tolere edemediğinden tatlı suda tuz ilavesi mümkün olan en kısa zamanda kesilmelidir.

Bir çok akvaryum sahibi sularının iletkenliğini bir iletkenlik değeri ölçüm cihazı ile ölçerler (µS/cm veya mS/cm olarak görüntülenir). Böylece iletkenlik değerinin suyun kaynağına göre değişip değişmediği kontrol edilebilir. Örn. musluk suyunun iletkenliği 500 µS/cm, buna karşılık akvaryum suyu örn. 900 µS/cm gibi daha yüksek bir iletkenliğe sahip ise, bu yüksek değer doğrudan bir tuz ilavesine veya zararlı madde içeriğindeki bir yükselişe işaret eder. Bu durumda iletkenlik suyun kalitesinin ve bir su değişikliğine gidilmesi gerektiğinin göstergesi olabilir. Örneğin diskus dostları balıklarını yumuşak, yani iletkenliği çok düşük bir suda barındırmak isterler ve kullandıkları ozmoz suyuna, örn. 50 µS/cm'lik bir iletkenlik değerine ulaşana kadar, hedefli bir şekilde ozmoz tuzu (JBL AquaDur) ilave ederler.

Tuz içeriğinin yükseltilmesi: Deniz tuzu (deniz suyunda), JBL EktolCristal veya JBL AquaDur (tatlı suda) ilavesi.

Tuz içeriğinin düşürülmesi: Deniz suyunda musluk veya ozmoz suyu ilavesi ile. Tatlı suda ozmoz suyu ilavesi ile.

Oksijen

Oksijen sudaki bir çok canlının yaşam iksiridir ve bu yüzden çok önemlidir. Su ne kadar sıcak olursa, suda çözünen oksijen o kadar azalır. Bu nedenle sıcak yaz aylarında suyu fazladan havalandırmak yaralı ve gereklidir. Oksijen içeriği çok azaldığında bakterilerin zararlı maddeleri ayrıştırma performansı düşer ve balıklar da 2 mg/l'nin altında solunum güçlüğü çeker.

Bitkilerin ışığın etkisi ile oksijen ürettikleri, ancak karanlıkta tükettikleri önemli bir olgudur. Bu nedenle bitki ve yosun gelişiminin yoğun olduğu durumlarda geceleri suyu havalandırmak yararlıdır. Karbondioksit içeriği yüksek ise, oksijen içeriği düşük olur saptaması doğru değildir. Her iki gaz da doygunluk sınırında bir arada var olabilir. Ancak, çoğu zaman yüzey hareketiyle bağlantılı oksijen beslemesinde (akıntı, pisolitler, su püskürtme boruları, vs.) dışarıya çok fazla karbondioksit (CO2) atılır. Bitkilere bir CO2 gübre cihazı vasıtasıyla karbondioksit verildiğinde sudaki CO2 içeriği artarken bitkilerin özümseme sırasında ürettikleri oksijene bağlı olarak aynı zamanda oksijen içeriği de yükselir.

Oksijen içeriğinin yükseltilmesi: Suda oksijen içeriği normal bir yüzey hareketi ile elde edilir. Yüksekliği ortalamanın üzerinde olan ve buna bağlı olarak yüzeyi çoğunlukla su hacmine oranla daha dar olan akvaryumlarda su püskürtme boruları veya benzerleri ile ilave havalandırma veya daha güçlü bir yüzey hareketi gerekli olabilir. Oksijen tabletleri (örn. JBL OxyTabs) uzun süreli oksijen tedariki için uygun değildir. Bitki bulunmayan akvaryumlarda pisolit ile ilave oksijen tedariki de yararlı olabilir. Akvaryum bitkilerinin iyi gelişmesi isteniyorsa, pisolit veya güçlü bir yüzey hareketi ile havalandırma yapılması mantıklı değildir, çünkü o zaman bitkilerin gelişmesi için gereken karbondioksit (CO2) tekrar dışarı atılır.

Kalsiyum ve magnezyum (yalnızca deniz suyunda)

Kalsiyum (Ca) / Magnezyum (Mg) Kalsiyum toplam sertliğin (TS) bileşkenidir ve hem deniz suyunda hem de tatlı suda test edilebilir. Tatlı suda ve deniz suyunda son derece farklı miktarlarda bulunduğundan farklı testlere ihtiyaç vardır. Deniz suyu akvaryumlarında magnezyum ve kalsiyum içeriği omurgasız hayvanların ve kireçli kırmızı yosunların bakımı açısından çok önem taşır. Magnezyum içeriği tatlı suda başarılı bir bitki bakımı için belirleyici faktördür.

Kalsiyum içeriğinin yükseltilmesi: Deniz suyunda kalsiyum içeriğinin yükseltilmesi için farklı olanaklar mevcuttur.

1) JBL CalciuMarin: Bu ürün kalsiyum içeriğinin kolay ve güvenli bir şekilde, büyük teknik çabalara ve masrafa gerek duyulmadan yükseltilmesi için son derece uygun bir üründür. Bir kutu JBL CalciuMarin'in içinde 2 poşet vardır ve bunların içeriği kullanma talimatı doğrultusunda belli bir zaman aralığı ile akvaryumun birbirinden olabildiğince uzak iki yerine konmalıdır. Daha sonra bu iki bileşen akvaryum suyunda tepkimeye girer. Kalsiyum klorür ve stronsiyum klorür (1. poşet) sodyum hidrojen karbonat ile tepkimeye girer ve istenen kalsiyum bikarbonat, stronsiyum bikarbonat ve zararsız sodyum klorür elde edilmiş olur. Bu yöntem deniz suyu akvaristiğinde "Balling yöntemi" adıyla tanınmıştır.

2) Kireç reaktörü: Kireç reaktörü içinde kireç içeren materyal bulunan bir kaptır (kalsiyum karbonat, mercan kırıkları, mermer kırıntıları) Bu kabın içinden geçen deniz suyunun karbondioksitle (CO2) zenginleştirilmesi sonucu pH değeri düşer ve kireç içeren materyal suda yavaşça çözünür. Bu yolla suda çözünen hidrojen karbonat (KH) ve kalsiyum (Ca) damla damla akvaryum suyuna ilave edilir. Dolayısı ile kireç reaktörleri her zaman CO2 cihazları ile birlikte çalıştırılır. JBL bunun için gereken tüm bileşenleri sunmaktadır: 500 g'lık ve 2 kg'lık basınçlı CO2 tüpleri, basınç azaltıcı, solenoid valf ve pH kontrol cihazı

3) Kireç suyu: Kireç suyu akvaryum suyuna damlalar halinde ilave edilen doymuş kalsiyum hidroksit (CaOH) çözeltisidir. Hidroksit kısmı (-OH) deniz suyunun pH değerini yükseltir ve onu kalsiyumla besler. Görünüşte yaklaşık 12 ila 15 arası bir KS sergilemesine karşın karbonat sertliği oluşturan maddeler (HCO3) içermez. KS testlerinin tamamındaki bu yanılgının nedeni OH iyonlarıdır.

Deniz suyu akvaristiğinde kireç suyu artık pek revaçta olmayıp yeni trend kireç reaktörleri ve JBL CalciuMarin gibi profesyonel bileşimlerdir.

Magnezyum (Mg): Magnezyum suyun toplam sertliğinin (TS) bileşkenidir ve hem deniz suyunda hem de tatlı suda test edilebilir. Tatlı suda ve deniz suyunda son derece farklı miktarlarda bulunduğundan farklı testlere ihtiyaç vardır. Magnezyum içeriği deniz suyu akvaryumlarında omurgasız hayvanların bakımı ve özellikle kireçli kırmızı yosunların güzel gelişimi için çok önem taşır. Magnezyum içeriği tatlı suda başarılı bir bitki bakımı için belirleyici faktördür. Su sınırlı miktarda mineral ve tuzu özümseyebildiğinden çok yüksek miktarlarda magnezyum bulunmasının bir anlamı yoktur. Bu özümseme kapasitesinin çok yüksek magnezyum içeriği tarafından işgal edilmesi diğer önemli minerallerin yeterli miktarda çözünmemesine veya çökelmesine yol açar. Magnezyum içeriğinin yükseltilmesi: İstenen magnezyum içeriği deniz suyuna JBL MagnesiuMarin (sıvı preparat), tatlı suya JBL ProScape MG Macroelements ilave edilerek çabuk, basit ve güvenli bir şekilde ayarlanabilir.

pH değeri

pH değeri suyun asit ve baz içeriğini gösterir. Su ne kadar fazla asit içerirse (ne kadar ekşi ise) pH değeri o kadar düşük olur. Su ne kadar az asit ya da ne kadar fazla baz içerirse (ne kadar alkalik ise) pH değeri o kadar yüksek olur. Önerilen pH değerinin altına düşüldüğünde artık akvaryum sakinlerine optimum yaşam koşulları sağlanmadığı gibi bakteriyel filtreleme aktivitesi de ciddi ölçüde azalır, pH değeri 6'nın altına düştüğünde ise artık direnemez. Bu nedenle pH değeri öngörülen değere yükseltilmelidir. pH değeri logaritmik bir değerdir, yani pH 8 pH 7'ye düşürüldüğünde asit içeriği on kat artarken, 8'den 6'ya düşürüldüğünde, yüz katına çıkar.

pH değerinin yükseltilmesi: Lütfen önce karbon sertliğinin (KS) önerilen değere uygun olup olmadığını kontrol edin. pH değeri yönlendirilmeden önce (yükseltme veya düşürme) KS önerilen değere getirilmelidir!!! (bkz. KS bölümü) O zaman pH çoğunlukla kendiliğinden arzu edilen düzeye gelir. pH değeri gene de yükseltilmek durumunda ise bu JBL pH-Plus (sıvı pH yükseltici) ilavesi ile sağlanabilir.

pH değerinin düşürülmesi: Lütfen önce karbon sertliğinin (KS) önerilen değere uygun olup olmadığını kontrol edin. pH değeri yönlendirilmeden önce (yükseltme veya düşürme) KS önerilen değere getirilmelidir!!! (bkz. KS bölümü)

O zaman pH çoğunlukla kendiliğinden arzu edilen düzeye gelir. pH değeri gene de düşürülmek durumunda ise, bunun için üç olanak vardır:

1) JBL pH-Minus (pH düşürücü sıvı) ilavesiyle pH değeri adım adım düşürülebilir. Ancak eş zamanlı olarak karbonat sertliği de azalacaktır.

2) Dozlu bir CO2 ilavesiyle (karbondioksit) yalnızca bitkiler gübrelenmiş olmaz, aynı zamanda pH değeri de düşer. CO2'nin bir kısmı suyla tepkimeye girerek tüm asitlerde olduğu gibi pH değerini düşüren karbonik aside (H2CO3) dönüşür. 30 ila 160 litre arasındaki akvaryumlar için JBL ProFlora BioCO2 cihazını öneririz. 60 ila 1000 litre arasındaki akvaryumlar için JBL ProFlora u veya m sistemlerini öneririz.

3) Filtre materyali olarak kısmen JBL TorMec (aktif torf pelletleri) kullanıldığında pH değeri biraz düşebilir. JBL aktif torf pelletleri yaklaşık %25 oranında, pH düşürücü etkisi olan hümik asitler içerir. Ayrıca hafif bir yumuşama da meydana gelir.

Akvaryum balıklarının hastalıkları

Akvaryumunuzdaki balıklar hasta mı? Akvaryumunuzdaki balıklar hastalık belirtileri mi gösteriyor? Akvaryum balıklarının hastalıklarına tanı koymak ister misiniz?

Burada, akvaryum balıklarının hastalıklarına tanı koymak için hasta balıkların resimlerine göz atabilirsiniz. Bundan sonraki adımda size akvaryum balıklarının hastalıkları ile nasıl hızlı ve güvenli bir şekilde mücadele edeceğinizi ve ileriye yönelik olarak ne gibi önlemler alabileceğinizi göstereceğiz.

Zum Çevrim içi hastane

Genel bilgiler

Balık hastalıklarının tamamının %90'ına yakını balıkların bağışıklık sisteminin zayıflaması ile ilişkilidir! Sağlık ürünleri hastalık mikroplarıyla mücadele etse de, hastalığın nedenini ortadan kaldırmaz! Bu yüzden hastalığın nedenini belirlemek çok önemlidir. Söz konusu nedenler çoğu hallerde aşağıda belirtilen durumlardan kaynaklanır:

Yeni balıklar: Yeni edinilen balıklar gözle görülür hastalık belirtileri sergilemese de, parazit veya patojen bakteri taşıyor olabilir. Bu yeni "hastalık mikropları" çoğu zaman akvaryumun o güne kadarki sakinlerinin daha önce karşılaşmadıkları ve dolayısıyla savunma mekanizması geliştirmedikleri mikroplar olabilir. Bu durum bize Güney Amerika'nın İspanyollar tarafından işgali sırasında İspanyolların getirdiği soğuk algınlığı virüslerinin cangıllarda yaşayan yerli ahaliyi yok etmesini hatırlatıyor. Lütfen hatayı hemen evcil hayvan satıcınızda aramayın!

Kullanım süresi dolmuş yemler (üç aydan daha fazla süredir açık ve kullanılmakta olan). Böyle bir durumda yemdeki vitamin içeriği çok düşer. Savunma sistemi artık yeniden yapılandırılamaz.

Hastalığa ait ilk belirtiler ortaya çıktığında DERHAL müdahale edilmesi önemlidir. Çoğu zaman çok beklenir. Örnek: Gözle görülür bir "benekçik" bile tedaviye başlamak için bir neden olmalıdır. Beklenecek olursa, bu benekçik (beyaz benek hastalığı) balıktan kopup zemine düşebilir ve orada bir kapsül oluşturarak sonrasında akvaryum sakinleri üzerinde enfeksiyon baskısını arttıracak olan 1000 tane yeni benek mikrobunu suya bırakır.